|
|
Diyet :
Atladığınız öğünler kilo aldırır
Zayıflamak isteyen pek çok kişi önce öğün sayısını
azaltıyor. Oysa uzmanlar 'Atladığınız öğünler size kilo aldırır. Özellikle
kahvaltı çok önemli' uyarısında bulunuyor.
Kilo almanın ve alınan kiloların geri verilememesinin en önemli
nedenlerinden biri de şüphesiz öğün atlama. Hacettepe Üniversitesi Beslenme
ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türkan Kutluay Merdol, şişman
bir kişide saptanan beslenme davranışı bozukluklarında, öğün atlamanın
birinci sırada geldiğine dikkat çekiyor ve şu uyarılarda bulunuyor.
Öğün atlamayın. Sabah kalktığınızda görebileceğiniz bir yere 'kahvaltı et'
yazılı bir kağıt asın. Kahvaltıyı akşamdan hazırlayın. Kahvaltı
yapmadığınızda hissettiklerinizi bir kağıda yazın.
Tatlı yemek istediğinizde bir bardak su için veya 100'e kadar sayın. Tatlı
yemeye başlarsanız 15 kez derin nefes alın.;
* Canınız yemek istediğinde kendinizi ince hayal edin.
* Her lokmadan sonra çatalı elinizden bırakın ve bir yudum su için.
* Yemek süresini uzatın. Çünkü tokluk duygusu en erken 10, ortalama 20
dakikada oluşur.
* Diyetinizi seçerken başkalarını örnek almayın, herkesin metabolizması
farklıdır.
* Uzun süre aç kalınarak yemek yendiğinde besinlerin daha çok yağa dönüştüğü
saptanmıştır. Hatta açlık hissi fazla olduğundan yemek miktarı da fazla
olmakta ve daha çok yağ oluşmaktadır. Bu nedenle günde 3 ana 3 ara öğün
tüketin.
Hangi bölgeler yağlanıyor?
Kadınlar en çok kalça, üst bacaklar ve karın bölgesindeki yağlanmalardan
yakınırlar. Ancak kadınlarda yağ dokusu estetik açıdan zararlı olsa da
sağlık açısından erkeğe göre daha az zararlıdır.
Sık ama az yemenin yararları
Yeterli ve dengeli beslenme prensiplerinden biri de az ve sık beslenmedir.
Vücudun sağlıklı bir şekilde çalışması için kan şekerinin daima belirli bir
düzeyde kalması gerekir. Kan şekerindeki iniş ve çıkışlar baş ağrısı,
yorgunluk gibi birçok soruna yol açar.
Sağlıklı ve bilinçli zayıflama
Kilo vermek için acele eder, şok diyetler uygularsanız
zayıflamak yerine ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşırsınız...
Kilo vermek için acele ederek, sağlığınızı tehlikeye atmayın. Bunun yerine
sağlıklı zayıflamaya çalışın. Ne yazık ki diyet yapanlar sonuca hemen
ulaşmak istiyor ancak bu sırada yanlış beslenme alışkanlıkları nedeniyle
metabolizma bozuluyor, ciddi sağlık problemleri ortaya çıkıyor.
Düşük kalorili diyet
Hızlı kilo kaybı genelde düşük kalorili ve proteini yüksek diyetlerle
sağlanıyor. Çünkü proteini yüksek karbonhidratı düşük diyette ekmek ve
benzerleri kısıtlanır yerine tavuk, balık, süt, et ürünleri gibi hayvansal
kaynaklı besinler daha fazla verilir. Bu diyetler sadece hızla eski kiloya
dönmeye neden olmakla kalmaz, organların çalışmasını da bozar.
- Bu diyetler proteini yüksek olduğundan kolesterol açısından da zengindir.
Kalp hastalığı açısından büyük risk taşır.
- Baş ağrısı, bulantı, ishal, halsizlik görülür.
- Safra kesesi problemleri oluşabilir.
- Kişi kilo kontrolü sağlayamaz, bir süre sonra verdiği kiloları geri alır.
- Özellikle genç kızlar bu tür diyetleri uyguladıklarında saç dökülmesi,
tırnak kırılmaları, depresyona eğilim şikayetleri ortaya çıkar.
Hangi bölgeler yağlanıyor?
Yağlanma erkek ve kadında değişik bölgelerde olur. Kadınlar en çok kalça,
üst bacaklar ve karın bölgesindeki yağlanmalardan yakınırlar. Ancak şunu da
bilmelisiniz ki kadınlarda yağ dokusu estetik açıdan zararlı olsa da sağlık
açısından erkeğe göre daha az zararlıdır. Erkeklerin göbeğinde biriken
yağlar tehlikeli olup, diyabet, kolesterol, yüksek tansiyon gibi son derece
önemli olan rahatsızlıklara yol açar.
Sık sık, ama az ye!
Vücudun sağlıklı çalışması için kan şekerinin daima belirli bir
düzeyde kalması gerekir. Kan şekerindeki iniş ve çıkışlar baş ağrısı,
konsantrasyon güçlüğü, yorgunluk, uyku hali gibi birçok belirtinin ortaya
çıkmasına neden olur. Oysaki azar azar ve yemek yeme kan şekerinin belirli
bir düzeyde kalmasını sağlar.
Kilo vermek o kadar zor değil
Diyet sırasında yaşanan açlık krizleri, bir anda diyetin
bozulmasına, motivasyonun düşmesine neden oluyor. Peki bu açlık krizlerini
atlatmanın bir yolu yok mu?

Açlık krizleri de diyet yaparken sık sık karşılaşılan bir durum. Bu
krizlerin atlatılamaması diyetin bozulmasına neden oluyor. 'mavi-yesil.com.tr'
sitesinde bu konuda şu bilgilere yer veriliyor.
Uzun aralıklarla yemek yeme durumunda, bu aralıklarda vücut açlık hisseder
ve bunun doğal sonucu olarak da besin ihtiyacı duyar. Bu süreç sonunda yemek
yeme imkanı bulduğu zaman normal ihtiyacından fazla miktarda besin tüketir.
Ancak bu tepki zamanla hastalık halini alır ve kişi normal öğünlerinde
doyduktan sonra da yemeye devam eder.
Bu tip beslenme problemlerinden mustarip kişiler arzuladıkları beslenme
şartlarına ulaşamadıkları takdirde duygusal olarak tepkiler göstermeye
başlarlar. Kişi bu tip yeme krizlerinde, kısa süreli bir açlık halinde dahi
sinir, hayal kırıklığı, utanç, suçluluk, umutsuzluk veya rahatsızlık gibi
çeşitli duygular yaşamaktadır. Bunun sonucunda yediği her yemek sonrası bu
duyguları katlanarak artmakta, fakat kendisini bu konuda kontrol
edememesiyle birlikte zamanla bu durum kronik bir hal alıp, obeziteye neden
olur. Kişi duygusal problemleri de varsa yemeye sarılır.
Atıştırmak sağlıklı bir diyeti baltalayabileceği gibi ona yardım da
edebilir. Önemli olan neyi ne kadar yediğinizdir. Eğer öğleden sonra
açlığınızı yatıştırmak için planlı bir 'atıştırma' yapıyorsanız, bu sizin
işinize yarar.
Atıştırmak yemekler arası enerji depolamanızı sağlar. Vücudunuz, kan şekeri
için gerekli olan karaciğerinizdeki karbonhidratı 4-6 saat içinde tüketir,
tekrar gıda almanız gerekir.
Büyümekte olan çocuklar sınırlı yeme kapasiteleriyle bir günlük enerji
ihtiyaçlarını üç öğünle karşılayamazlar. Kendileri için gerekli olan bu
enerjiyi atıştırmalarla sağlamaları mümkündür.
Küçük ve sık atıştırmalar özellikle sabah halsizliği çeken veya kronik
yorgun olan insanlarda yararlıdır.
Uzun aralıklı iki yemek arasında atıştırmak derin açlığı ortadan kaldırdığı
gibi, bir sonraki öğünde çok fazla yemenize de engel olur.
Abur cuburlar beslenme olarak avantajlar sağlayabilir, fakat plansız olarak
atıştırılan yiyecekler sağlığınızı da bozabilir. Patates cipsi, çikolata ve
tatlılar gibi atıştırmalar diyetinizde yağ fazlasına sebep olur.
Diyet yaparken tartışılan konulardan biri de light gıdalar... Ne kadar
yemeliyim? Nasıl seçmeliyim? gibi düşünceler aklınıza gelebilir. 1996
yılında Mavi Yeşil Light gıdaları diyet yapanların hizmetine sunan Dr. Murat
Topoğlu bu konuya da açıklık getiriyor; ''Öncelikle bu tip ürünler
üretilirken, gıda mühendisi, gıda teknikeri, doktor gibi kişilerin bir araya
gelmesi ve ayrıntılı bir çalışma yürütmesi gerekiyor. Dr. Topoğlu ''Bir gıda
maddesinin 100 gramında bulunan kalori (enerji) değerinin piyasada bulunan
aynı türden normal ürünlerle kıyaslandığında yüzde 25 oranında kalorisinin
düşük olması gerekiyor. Böylece bu ürünün üzerine light ya da enerji değeri
yüzde 25 veya daha fazla azalmıştır yazısını yazabiliyoruz''
Halbuki düşük kalori farklı bir şeydir. Ürünün böyle olabilmesi için 100
gram katı gıda maddesinin 40 kalori, 100 gram sıvı gıda maddesinde ise 3
kaloriden az olması gerekiyor. Bu anlamda düşük kalori sözcüğü çoğu zaman
yanlış kullanılıyor. Gıdaların üzerinde bulunan şekersiz, yağsız gibi
yazılar da aldatıcıdır.
Bisküvi veya tahıllı bir gıda maddesinin üzerine şekersiz yazılması hatadır.
Çünkü bu ürünler bağırsaklardan emilim sırasında zaten şeker haline gelir.
Ancak şeker ilavesiz yazılırsa doğru bir deyim olur. Yağsız yazılabilmesi
için 100 gr. katı gıda maddesinin en fazla yüzde1oranında yağ içermesi
gerekmektedir.
Önemli hatırlatmalar
- Zayıflama eşofmanlarının, korselerin, kilo verdirdiğine inanmak yanlıştır.
Bunlar vücudun biraz daha fazla su kaybetmesine neden olur ama yağlar
parçalanmaz.
- Hemen hergün tartıya çıkıp kilonuzu kontrol etmeyin. Haftada 1 veya 2 kez
tartılmak yeterlidir. - Çok hızlı kilo verdiren diyetler yapmayın. İdeal
kilo vermek şu şekilde açıklanabilir: Haftada vereceğiniz kilo ağırlığınızın
yüzde 1'i kadar olmalıdır. Yani 90 kilo iseniz haftada 900 gr. vermelisiniz.
Bu da ayda 3-4 kiloya denk gelir.
- Aç karnına içilen sirke, limon ve greyfurt suyunun, kekik çayının
zayıflatıcı etkisi yoktur. Eğer sindirim sistemi rahatsızlığı varsa
özellikle sirkenin zararlı etkileri olabilir.
- Aç kalmak, yani sabah ve öğlen bir şey yememek, akşam ne varsa yemeye
yöneltir. Bu da kilo vermeyiz.
Pratik ve lezzetli diyet tarifleri
Fırında mezgit ruloları
Malzemesi: 2 adet 150’şer gramlık mezgit filetosu, tuz,
taze çekilmiş karabiber, 125 ml (su bardağı) light süt 6 adet arpacık
soğanı, 1 diş sarımsak, 6 orta boy mantar, 4-5 adet taze patates, 1 adet
yeşil dolmalık biber veya sivribiber 1 çorba k. margarin, 6 çorba k. hazır
doğranmış domates, çorba k. kekik veya 1 dal taze kekik
Yapılışı:
Mezgit filetolarının üzerine biraz tuz ve biber serpip, fırın kabına
yerleştirin. Üzerine sütü gezdirip, 10 dakika buzdolabında dinlenmeye
bırakın. Fırınınızı 180 C'ye getirip, ısıtın. Arpacık soğanlarını soyup
bütün bırakın. Sarımsağı ince ince dilimleyin. Mantarları ve patatesleri
dörde bölün. Biberin sap kısmını kesip, tohumlarını temizleyin ve 8'e bölün.
Bir tavada margarini eritin. Yağ kızınca sarımsak ve soğanları ilave edip,
sote edin. Mantar, patates ve biberleri katın. Sebzeleri yaklaşık 3-4 dakika
kavurun. Domatesi, tuzu, biberi, defne yaprağını ve kekiği katıp, ateşten
alın. Fırın kabındaki mezgit filetolarının iki ucunu alta doğru kıvırarak
kalınca bir rulo haline getirip, tekrar kaba yerleştirin. Sütlü balıkların
üzerine tavadaki malzemeyi boşaltın. Kabın ağzını alüminyum folyo ile
kapatın. Fırına yerleştirip, 30 dakika pişmeye bırakın. Bu süre sonunda
folyoyu kaldırıp, 10 dakika daha pişirin. Fırından alın ve servis yapın
|